Samsun'dan Haberler

2018

Haber başlığı

14.08.2018

Sanayicilere yönelik 1,2 milyar liralık yeni destek programı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Bu sene açılacak tüm TEYDEB çağrıları aracılığıyla hayata geçirilecek projelere üç yılda 1,2 milyar TL kullandıracağız. TEYDEB 2.0 kapsamında cari açığı azaltacak veya katma değeri yüksek ürün, süreç ve teknoloji geliştirme projelerini destekleyeceğiz" dedi. 

Reel sektörün araştırma, teknoloji geliştirme ile üniversite-sanayi işbirliği mekanizmalarını, teknoloji tabanlı girişimciliği ve erken aşama girişimlerini destekleyen TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığında (TEYDEB) sistem değişikliğine gidildi. 10 ayrı destek programı sadeleştirildi ve 'TEYDEB 2.0' adıyla yeni bir destek programı hazırlandı.


Sistem değişikliği ve yeni açılan çağrılar hakkında bilgi veren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TEYDEB’in kuruluşundan 2017 yılına kadar 23 yılda yaklaşık 10 bin proje için toplam 8,3 milyar TL destek sağladığını ve bu desteklerle 15 milyar TL’lik Ar-Ge hacmi oluşturulduğunu açıkladı. Varank, teknoloji tabanlı girişimcilere yönelik Teknogirişim Desteği kapsamında ise yaklaşık 16 bin iş fikri başvurusu alındığını, 77 milyon TL hibe destekle 958 girişimcinin firmalarını kurduğunu kaydetti.

TEYDEB’in destek programlarının sayısının yıllar içinde artırdığını hatırlatan Varank, esnek ve yalın bir süreç sağlamak amacıyla mevzuatları ayrı ayrı tanımlı 10 farklı destek programının, iki başlık altında toplandığını bildirdi. Sanayi Destekleri (SADE) ve Arayüz Destekleri (AYDE) olarak sadeleştirilen bu yeni destek sistemine 'TEYDEB 2.0' adı verildiğini belirten Varank, sanayicilere yönelik hazırlanan yeni destek programına ilişkin şu bilgileri verdi:

“1 Ağustos itibariyle açılan SADE kapsamında açılan çağrıya başvuracak projeler için 200 milyon TL bütçe ayrıldı. Yıl sonuna kadar sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda yeni çağrılar açacağız. Bu sene açılacak tüm TEYDEB çağrıları aracılığıyla hayata geçirilecek projelere üç yılda 1,2 milyar TL kullandıracağız. TEYDEB 2.0 kapsamında cari açığı azaltacak veya katma değeri yüksek ürün, süreç ve teknoloji geliştirme projelerini destekleyeceğiz. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ürün ve teknolojilerin yerli olarak geliştirilmesine destek vereceğiz. Bu yeni destek programının, cari açığın azaltılması başta olmak üzere yüksek katma değerli ürünlerin üretimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Buradan bütün sanayicilerimize, girişimcilerimize çağrıda bulunmak istiyorum. Yeni fikri olanlar ve yeni ürün geliştirmek isteyenlere her türlü desteği vermeye hazırız.”

Bakan Varank ayrıca kamu-üniversite-sanayi işbirliğini oluşturmaya ve özellikle teknoloji tabanlı girişimci ve KOBİ’lere iş geliştirme ve yenilik alanlarında mentörlük sağlamaya yönelik kolaylaştırıcı destekleri de hayata geçireceklerini bildirdi.


Varank’ın açıkladığı TEYDEB 2.0 için ilk çağrı duyurusu yapıldı. Bu çağrıya 31 Aralık 2018’e kadar başvuru yapılabilecek. Proje başvuruları ziyaretli hakemlik ile değerlendirilecek. 31 Aralık beklenmeden başvurular alındıkça değerlendirme süreci başlayacak.

Haber başlığı

25.07.2018

Havza Osb'de İlk Yer Tahsisi Yapıldı

Samsun'un Havza ilçesinde Organize Sanayi Bölgesi'nde ilk yer tahsisi yapıldı.

Havza Ticaret ve Sanayi Odasında yer tahsisi protokol imza törende konuşan Samsun Valisi Osman KAYMAK, Havza ilçesi için önemli bir tarihe şahitlik ettiklerini söyledi.

Havza Organize Sanayi Bölgesi'nde arsa satışı yapmaya başladıklarını aktaran Osman KAYMAK, "Arkoz Gazbeton'a 70 milyonluk yatırım için arsa tahsisi kesinleşiyor ve sözleşme yapılıyor. Bir yıl içinde üretime başlayacaklar. Havza için çok önemli. Samsun için de çok önemli. Samsun'da sahil kenarında yeni yatırımcı istemiyoruz. Hem denize yakın olması nedeniyle turistik amaçlı kullanılması, hem de Bafra ve Çarşamba Ovalarının toprak yapısının verimli olması ve buraların birinci sınıf tarım alanı olması nedeniyle fabrika olarak kullanılmasını istemiyoruz. Havza OSB'de arsa tahsislerinde yüzde 80 desteklemeden faydalanmaktalar. Çok yatırımcı gelmesini istiyoruz. Bu nedenle Arkoz Gazbeton'a teşekkür ediyoruz. Biz Samsun'da istihdamın arttırılması, üretimin arttırılması açısından Cumhurbaşkanımızın koymuş olduğu hedefler doğrultusunda yoğun gayret içerisindeyiz." diye konuştu.

Havza Belediye Başkanı Murat İkiz ise Organize Sanayi Bölgesi'nin 10 yıllık süre sonunda bu noktaya geldiğini belirterek, "Özellikle son 4 yıllık süreçte Havza OSB'de önemli gelişmeler oldu. Havza OSB'de bin dönümlük alanda altyapı tamamlandı ama yaklaşık 9 bin dönümlük genişleme alanı ile büyük yatırımcılara hizmet verebilecek büyüklükte." diye konuştu.

Gemikaya Holding Arkoz Gazbeton Genel Müdürü Murat Avcı da hedeflerinin tesisi 10 ay içerisinde işler vaziyete getirmek olduğunu dile getirdi.

Ardından Vali Kaymak ile şirket genel müdürü Murat Avcı yer tahsisi protokolünü imzaladı.

Haber başlığı

05.01.2018

Samsun'a 35,5 Milyon TL'lik Yatırım

Samsun’da Kasım ayında Ekonomi Bakanlığından teşvik belgesi alan yatırımcılar belli oldu.
Samsun’da faaliyet gösteren Anadolu’nun ilk ilaç fabrikası Adeka İlaç San ve Tic. A.Ş., 35,5 milyon TL tutarındaki kapasite artırımı yatırımı için yatırım teşvik belgesi aldı. Firma, yatırımını 3 yılda tamamlamayı hedefliyor. OECD’nin teknolojik yoğunluk tanımına göre yüksek teknolojili sektörde faaliyet gösterdiğinden dolayı şirketin bu yatırımı, Yatırım Teşvik Sistemi açısından “Öncelikli Yatırımlar” kategorisinde destekleniyor. Bu kategoride değerlendirilen yatırımlar, yatırımın nerede yapıldığına bakılmaksızın 5. Bölge desteklerinden faydalanıyor.
Samsun Yatırım Teşvik Sistemi’nde 3. Bölge’de yer almasına rağmen, söz konusu yatırım 5. Bölge desteklerinden faydalanacak. Buna göre KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, faiz desteği, sigorta primi işveren hissesi desteği (7 yıl), vergi indirimi (yüzde 80) ve yatırıma katkı oranı (yüzde 40) desteklerinden yararlanacak olan ilaç firması, teknoloji yoğun ve Endüstri 4.0 yaklaşımlı yeni yatırımı ile 15 kişiyi daha istihdam edecek.
Teşvik belgesinin alımı sürecine, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) bünyesinde faaliyetlerini yürüten Samsun Yatırım Destek Ofisinin destek verdiği belirtildi. Yatırım teşvik sisteminde kalkınma ajansları, yerel birimler olarak görev yapıyor. Yerel birimler, yatırım teşvik belgesi süreçlerinde yatırımcıya teknik destek sağlıyor. Teşvik belgesi düzenlenebilmesi için Ekonomi Bakanlığına müracaat ediliyor. Ancak, genel ve bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında yer alan, sabit yatırım tutarı 10 milyon TL’yi aşmayan bir kısım yatırımlar için firmanın tercihine bağlı olarak yatırımın yapılacağı yerdeki yerel birimlere de müracaat edilebiliyor.

2017

Haber başlığı

25.10.2017

Türkiye'de eylül ayında yıllık yüzde 28,8 artışla 140 bin 298 konut satıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan "Konut Satış İstatistikleri" bültenine göre, Türkiye genelinde konut satışları 2017 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,8 oranında artarak 140 bin 298 oldu.
Konut satışlarında, İstanbul 23 bin 471 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 13 bin 945 konut satışı ve yüzde 9,9 pay ile Ankara, 7 bin 575 konut satışı ve yüzde 5,4 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 28 konut ile Şırnak, 29 konut ile Ardahan ve 35 konut ile Hakkari.
İPOTEKLİ SATIŞLAR AZALDI
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 oranında azalış göstererek 40 bin 534 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 28,9 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 6 bin 910 konut satışı ve yüzde 17 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il yüzde 41,4 ile Ardahan oldu.
Diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,3 oranında artarak 99 bin 764 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 16 bin 561 konut satışı ve yüzde 16,6 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 70,6 oldu. Ankara 9 bin 91 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 5 bin 33 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 17 konut ile Ardahan oldu.
70 BİN KONUT İLK DEFA SATILDI
Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,4 artarak 70 bin 19 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 49,9 oldu. İlk satışlarda İstanbul 12 bin 690 konut satışı ve yüzde 18,1 ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul’u 5 bin 858 konut satışı ile Ankara ve 3 bin 314 konut satışı ile İzmir izledi.
Türkiye genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,3 artış göstererek 70 bin 279 olarak kaydedildi. İkinci el konut satışlarında da İstanbul 10 bin 781 konut satışı ve yüzde 15,3 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 45,9 oldu. Ankara 8 bin 87 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 4 bin 261 konut satışı ile İzmir izledi.
YABANCILARA SATIŞLAR YÜZDE 75 ARTTI
Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,2 artarak 2 bin 236 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Eylül 2017’de ilk sırayı 797 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 520 konut satışı ile Antalya, 119 konut satışı ile Aydın, Bursa ve Trabzon izledi.
Eylül ayında Irak vatandaşları Türkiye’den 383 konut satın aldı. Irak'ı sırasıyla, 344 konut ile Suudi Arabistan, 160 konut ile Kuveyt, 129 konut ile Rusya Federasyonu ve 103 konut ile İngiltere izledi.

Haber başlığı

23.10.2017

Türkiye 15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldı

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) ve Dünya Yatırım Tanıtım Ajansı Birliği (WAIPA) Başkanı Arda Ermut, "Ülke olarak 2002'den bu yana, yani 15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldık. Bu çok ciddi bir miktar. Ancak biz bunu hiçbir zaman yeterli bulmadık. Dolayısıyla amacımız yatırımları, özellikle de katma değeri yüksek yatırımları ülkemize çekmektir." dedi.

Ermut, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Doğu Asya ve Orta Doğu gibi alternatif bölgelerden yatırım almaya başladığını söyledi.     

Her sektörden yatırım çekmeye devam ettiklerini belirten Ermut, yatırımların önemli bir kısmının hala Avrupa'dan geldiğini aktardı.     

Avrupa'dan gelen yatırımların genellikle finansal, makine, bilim ve teknoloji alanında olduğunu dile getiren Ermut, şöyle devam etti:     

"Orta Doğu ve Uzak Doğu Asya'dan gelen yatırımlar ise petrokimya, enerji ve gayrimenkul alanlarındadır. Amacımız yatırımlardaki farklılaşmayı derinleştirmektir. Çünkü 2008'deki küresel krizden en çok Avrupa etkilendi. Doğrudan yatırımların çoğunu Avrupa'dan aldığımız için de yatırımlarımız etkilenmişti. Bu yüzden ne kadar farklılaştırma yapabilirsek herhangi bir küresel ya da bölgesel krizden etkilenme oranımız o kadar düşük olur."     

Ermut, Türkiye'nin 2016'da aldığı 12,3 milyar dolarlık yatırımın yüzde 57'sinin 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra gerçekleştiğini, yatırımcıların Türkiye'ye güveninin sarsılmadığını anlattı.  

"BU YILI GEÇEN SENEYE GÖRE DAHA İYİ KAPATMAYI ÜMİT EDİYORUZ"     

Türkiye'ye yatırımcı ilgisinin devam ettiğine dikkati çeken Ermut, sözlerini şöyle sürdürdü:     

"Ülke olarak 2002'den bu yana, yani 15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldık. Bu, çok ciddi bir miktar. Ancak biz bunu hiçbir zaman yeterli bulmadık. Dolayısıyla amacımız yatırımları, özellikle de katma değeri yüksek yatırımları ülkemize çekmektir. Bu yılı geçen seneye göre daha iyi kapatmayı ümit ediyoruz. Özellikle ilk 6 ayı olmak üzere 2016 zor bir yıldı. 2017 de her ne kadar bölgesel ve global anlamda zor bir yıl olsa da bu yılı geçen seneye göre çok daha iyi kapatmayı umuyoruz."     

Türkiye'nin 2002'den bu yana yıllık ortalama 13 milyar dolar yatırım çektiğini ifade eden Ermut, amaçlarının 2007 yılında ulaştıkları 22 milyar dolar yatırımı aşmak olduğunu vurguladı.     

Ermut, Türkiye'nin dünyada doğrudan aldığı yatırımların payını yüzde 2'nin üzerine çıkarmak istediklerine işaret ederek, şunları kaydetti:     

"Türkiye yatırımda Avrupa için vazgeçilmez. Çünkü verimlilik oranlarımız çok yüksek. Aynı üretim saatinde sağladığımız üretim kapasitesi ve kalitesi de yine çok fazla. Daha önemlisi stratejik konumumuz. 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,6 milyar insana ve 24 trilyon dolar gayri safi milli hasılaya ulaşabiliyoruz. Bölgesel pazarlara ulaşabilme kolaylığı, kaliteli insan gücü, üst düzey yönetici kalitesi ve genç nüfusumuz bunun sebeplerindendir. Bunların hepsi bir araya geldiğinde zaten yatırımın ana unsurlarını oluşturmuş oluyoruz. Dolayısıyla Türkiye'nin yatırımcıların nazarından çıkmayacak bir ülke olduğunu söyleyebiliriz."